FavoriteLoadingAdd to favorites

The 16th Episode Film izle

120
Filmin Konusu

Üç tane Youtuber genç, daha fazla izlenme alabilmek için gizemli Casablanca şehrine giderler. Fakat kendilerini orada bekleyen korkutucu sırdan habersizlerdir.

Yorumlar

Yunus

2 ay önce

işte budur sagol admin ellerin dert gormesin 🙂

Mesut

2 ay önce

Bu Ne Böyle Pehhhhh

Mehmet

2 ay önce

Seyredilmeye değer. Kurgu iyi

Tayfun

2 ay önce

tebrikler bu kadar çabuk nasıl yüklediniz filmi daha vizyona girmedi…

Saniye

2 ay önce

Vakit geçirmek için harika bir yer

Özlem

2 ay önce

Zamanınızı Boşa Harcamayın

Erkek Giyim bayilik | Kilo Vermenin yollari | erkek kemer modelleri | Adiyaman | Oto Ekspertiz istanbul | Giyimi | Filmi Full izle | Elektrikci | Okul formalari | Vizyondaki Filmler | eba e-okul e-kampus | Okey Oyna | Oto Ekspertiz | Giyim Bayilik | Erkek Giyim Tarzlari | Nasil Kilo Verilir | Erkek Giyim Modelleri | Sarimsak Limon Kuru | Bahcelievler Oto Ekspertiz | Cinsel Kahve |
Sinema Film Özgürlüktür İnsanın hayatına ayna tutan olgular vardır; edebiyat gibi, tiyatro gibi, sinema gibi. Aslında her hayat bir söz ve bir küçük bir andan ibaret olsa da bu sözler ve yaşanan küçük anlar bazen büyük bir aşka, bazen savaşlara, bazen de tarihin seyrini değiştiren kararlara neden olmuştur. Hayatın akışı içinde yaşanan bu anlar genellikle unutulup giderken bir kitap cümlesi, bir oyun ya da bir sinema filmi onlarca yıl sonra bile yaşanmışlıklara ayna tutarken kimi zaman da unutulmak istenen anları insanların yüzüne bir tokat gibi çarpar. İşte sinema bu tokatın belki de en büyüğü değil midir? Gerçeklerin Yüze Çarpıldığı Bir Dünya "Sinema Filmi hayattır" ya da "sinema özgürlüktür" sözlerini sıkça duysak da konuşma dilinin en fazla iki yüz kelimeyle sınırlı olduğu günümüzde, sinemanın nasıl büyük ufuklar açacağı düşünülemez bile. Bu nedenle Ludwig Wittgenstein'in dediği gibi "dilimin sınırları dünyamın sınırlarıdır" sözünden de hareketle söyleyecek kelimeleri sonsuz ve özgür bir sinemanın ister gerilim türünde, isterse de komedi türünde olsun izleyicinin yüzüne çarpamayacağı bir gerçek yoktur. Hayatta var olan her şey sinemada var olurken; sinemanın kocaman bir umut, hayal, gerçek, anı ve korkulardan oluştuğu gerçeğinin yanında başta senarist ve yönetmen olmak üzere, oyuncuların ve nihayetinde seyircilerin kendinden, yaşayışlarından, yaşayamadıklarından, yakın çevrelerinden bir izler bulacağı da muhakkaktır. Dünya tarihine geçmiş ve inanılmaz gişe rakamlarına ulaşmış her film izleyicinin geçmişine ya da hayallerine ışık tutarken insana dair her şeyi de tam disiplinli bir şekilde beyaz perdenin arkasından izleyiciye gösterir. Sinemanın Film Dünyasının Büyüsü Belki de sinemanın büyüsü de buradan gelmektedir kim bilir? Sinemada yaratılan kahramanlar da aslında bilinçaltımızda hep var olmuş olan bizlerin kendi yarattığı kahramanlar değil midir? Bu kahramanların birçoğu çoktan ölümsüzlüğe kavuşmakla birlikte bir Mahmut Hoca, bir İnek Şaban, bir Maho Ağa köşeyi döndüğümüzde sokak başında karşımıza hiç mi çıkmaz? Sinema bir bakıma da zamanın sabitlendiği belki de ilk canlı araçtır. Sinema seyircisi sinemayla birlikte zamanı sabitlemeyi öğrenebildiği gibi istediği her an ona kavuşabilme şansını da yakalamakta, isterse onu yeniden yaratma hatta günümüzde istediği yerden tek bir tıkla erişebilme şansına da sahip olmaktadır. Güzel bir kitap belki en fazla birkaç kez okunurken, herhalde örneğin bir Issız Adam'ı belki onlarca kez izleyen birileri mutlaka vardır. Tarkovski'nin bu konuda söylediği gibi "İnsanın vicdanı da zamana bağlıdır ve yalnız onunla var olur" der ve ekler "bellek vicdan demektir ve unutmaksa vicdansızlıktır." Konuya ters yönden bakıldığında sinema seyircisi çok kolay bir şekilde "müşteri" olarak da nitelendirilebilirken, bir yönetmenin ya da bir oyuncunun kötü bir filmini izlemiş bir seyirci, bu kişilerin diğer filmlerinde de aynı önyargıyla bakarken, kötü bir film izleyen ve bu konuda aldatıldığını düşünen bir seyirciden daha tehlikeli hiçbir şeyin olamayacağı da kesin bir şekilde belirtilebilir. Sinema Film Emekçileri Unutulmamalı Aslında sinema bir bütün olarak ele alındığında sadece karakterlerle sınırlı olmayan harikulade bir dünyadır. Sinema izleyicinin beyaz perdenin seyirci kısmında değil de kamera arkasında olduğu yegâne araç olurken, bir güzellik ve ışıltı olarak da karşımıza çıkmaktadır. Aslında sinema bir bütün olarak ele alındığında sadece karakterlerle sınırlı olmayan harikulade bir dünyadır. Sinema izleyicinin beyaz perdenin seyirci kısmında değil de kamera arkasında olduğu yegâne araç olurken, bir güzellik ve ışıltı olarak da karşımıza çıkmaktadır. Burada söylenmeden geçilmemesi gereken durum; sinemanın çoğu zaman sadece kahramanların akılda kaldığı ve diğer sinema emekçilerinin pek dikkat edilmediği de bir sektör olduğudur. Oysa ki herkesin kahramanını, özlediğini ve beklediğini perdenin diğer tarafında görmesini sağlayan birçok emekçi ve birçok ayrıntı barındıran sinema için, bir Kemal Sunal'da bin bir emek harcandığı ve karakterin tam olarak yaratılabilmesi için emek veren herkes aslında pastanın bir bütününün çok değerli birer malzemeleridir.